Özgür yazılım
Windows ports of free software is the curse on the world.
January 17, 2007
0

Windows ports of free software is the curse on the world.

Geçen bir haber grubunda Apache’nin Windows sürümünün artık kararlı ve kolay kurulabilir olduğundan bahsediyordu. Ben de yukarıdaki kelamı ettim. Nip/Tuck adlı dizinin seri katilinin güzel kadınlara zarar vermeden önce söylediği “beauty is the curse of humanity” lafının tarafımdan özgür yazılıma uyarlanmış hali :).

Özgür yazılımların Windows gibi kapalı işletim sistemlerine taşınması tartışmaya değer bir konu. Herhangi bir özgür yazılım birazcık belini doğrultup ciddi bir kullanıcı kitlesine ulaşır ulaşmaz bir grup gönüllü çıkıp onu Windows’ta çalışır hale getirmeye çalışıyor. cygwin başta olmak üzere birçok yine özgür yazılım projesi özgür yazılım dünyasında bulabildiğiniz bütün yazılım araçlarını size “diğer” işletim sisteminde kullanılır hale getiriyor.

Öncelikle bu davranış hukuki olarak ve ahlaki olarak yanlış değil. Yani “ne hakla yaparsınız böyle birşeyi” gibi bir tavır düşünülemez. Ama stratejik olarak düşündüğümüzde ortada bir ikilem var.

Özgür yazılıma göçü kolaylaştırıyor
Özgür yazılımların diğer işletim sistemi sürümleri, anahtar teslim bütün bilgisayar sistemine üzerindeki servislerle birlikte kullanıcı başı korkunç lisans ücretleri ödeyen kişi ve kurumları özgür yazılıma ısındırıyor ve işin bir yerinden başlamalarını sağlıyor. Böylelikle işletim sistemi dışındaki veri tabanı, İnternet servisleri, kelime işlemci gibi yazılımlarda ne kadar hoş ve güzel özgür yazılım alternatifleri olduğunu insanlara gösteriyor ve özgür yazılıma tümden ve sorunsuz geçişin önemli olabilecek bir ara basamağı sağlanıyor.

Peki ya Linux’a geçiş?
Fakat genel olarak baktığınızda özgür yazılıma toptan geçişin karşısındaki engel, tekelin kocaman başı, varlığının sebebi işletim sistemi değil mi? O sayede bir sürü uyumsuzluk, standart dışılık, donanımdan en üst düzeydeki uygulamaya kadar kapalı yazılımlara bağımlılık devam etmiyor mu? Üstünü ne kadar cici giydirirsek giydirelim içeridekinin yarın hangi sürümünün ne fiyata çıkacağı, kimi ne kadar destekleyeceği, var olan yazılımların kaçını sileceği belli mi? Yani tam göç olmadan özgür olabilir miyiz, ve yarım yamalak bir özgürlüğe hiç yoktan iyidir diye razı mı olacağız? Bu soruların yanıtını düşünmek lazım.

Başka bir açıdan bakarsak bilgisayarına Linux kurmuş bir kişinin kullanabildiği yazılım yelpazesiyle Windows kurmuş bir kişinin kullanabildiği yazılım yelpazesine bakalım. Eğer Linux kullanırsanız parasını verseniz de alamıyacağınız, bilgisayarınızda tam performans çalıştıramıyacağınız birçok yazılım var. Diğer yandan eğer diğer işletim sistemini kullanırsanız hem parayla satın alabileceğiniz yazılımlar size erişilebilir durumda hem de kocaman bir özgür yazılım ordusu size hem de bedava yazılım üretiyor. Bu da sonunda hiçbir zaman Linux ya da özgür başka bir işletim sistemine geçmeyecek insanlara destek veriyor.

İşte bu iki yaklaşım arasında bocalarken seçimimi yaptım, yukarıdaki lafı sarfettim. İlgilenenlere duyurulur.